zcb
kitap, dergi, dvd, galeri ve tiyatro tanıtım
FDR
6 Şubat 2018 Salı
Sömestre sonrası II. Dönem başlıyor.
Birinci dönemin bitmesi ardından sömestre (ara yıl) tatili yapıldı. Bunun akabinde sömestre tatili yapıldı milyonlarca öğrenci izine çıktı. Sonrasında 05 Şubat 2018 pazartesi tarihi itibariyle okullar yeniden açılıyor.
4+4+4 eğitim sistemine bağlı olan milyonlarca öğrenci bu hafta ders başı yapacak.
Okulların II. dönem açılma tarihi: 05.02.2018
25 Eylül 2016 Pazar
açıköğretim lisesi 2015- 2016 eğitim öğretim yılında mezun olamayan öğrencilere ek sınav açtı
açıköğretim lisesi 2017- 2018 eğitim öğretim yılında mezun olamayan öğrencilere ek sınav açtı.
buna göre mezun olmasına 35 kredi kalan öğrenciler Ankara da yapılacak sınava katılabilecek. bu sayede üniversite kayıtlarını rahatlıkla yapabilecekler. bunun yanında kasım ayına kadar mezun olamayan liselilerin üniversite kaydı otomatik olarak silinecek.
aşağıdaki linke tıklayarak geniş bilgi alabilirsiniz.
http://www.aol.meb.gov.tr/ogrduyuruoku.php?id=148
buna göre mezun olmasına 35 kredi kalan öğrenciler Ankara da yapılacak sınava katılabilecek. bu sayede üniversite kayıtlarını rahatlıkla yapabilecekler. bunun yanında kasım ayına kadar mezun olamayan liselilerin üniversite kaydı otomatik olarak silinecek.
aşağıdaki linke tıklayarak geniş bilgi alabilirsiniz.
http://www.aol.meb.gov.tr/ogrduyuruoku.php?id=148
açıköğretim lisesi 2015- 2016 eğitim öğretim yılında mezun olamayan öğrencilere ek sınav açtı
açıköğretim lisesi 2015- 2016 eğitim öğretim yılında mezun olamayan öğrencilere ek sınav açtı.
buna göre mezun olmasına 35 kredi kalan öğrenciler Ankara da yapılacak sınava katılabilecek. bu sayede üniversite kayıtlarını rahatlıkla yapabilecekler. bunun yanında kasım ayına kadar mezun olamayan liselilerin üniversite kaydı otomatik olarak silinecek.
aşağıdaki linke tıklayarak geniş bilgi alabilirsiniz.
http://www.aol.meb.gov.tr/ogrduyuruoku.php?id=148
buna göre mezun olmasına 35 kredi kalan öğrenciler Ankara da yapılacak sınava katılabilecek. bu sayede üniversite kayıtlarını rahatlıkla yapabilecekler. bunun yanında kasım ayına kadar mezun olamayan liselilerin üniversite kaydı otomatik olarak silinecek.
aşağıdaki linke tıklayarak geniş bilgi alabilirsiniz.
http://www.aol.meb.gov.tr/ogrduyuruoku.php?id=148
6 Ocak 2016 Çarşamba
kyk sonuçları açıklandı
Kyk burs ve kredi sonuçları açıklandı...
Neticelerin açıklanması akabinde kendisine kredi veya burs çıkanlar e-devlet sistemi üzerinden kyk ile bağlantılı linki kabul ederek adlarına düzenlenen senedi imzalamaları gerekmektedir.
Neticelerin açıklanması akabinde kendisine kredi veya burs çıkanlar e-devlet sistemi üzerinden kyk ile bağlantılı linki kabul ederek adlarına düzenlenen senedi imzalamaları gerekmektedir.
Bir Devrin Bittiği Yer Çanakkale, Yavuz Bahadıroğlu-PANAMA YAYINCILIK'tan çıktı...
Bir Devrin Bittiği Yer Çanakkale
Yavuz Bahadıroğlu
PANAMA YAYINCILIK
Etrafında ihtilafsız ittifak edebileceğimiz ortak değerleri öne çıkarmamızı gerektiren günler yaşıyoruz…
Tarih ortak değerlerimizden biridir…
Özellikle Çanakkale Zaferi, yakın tarih içindeki yeri bakımından, son derece anlamlıdır. Anlamlıdır, çünkü “Osmanlı bitti, bir daha dirilemeyecek şekilde yere serildi” denilen bir zamanda kazanılmıştır.
Mahiyeti itibariyle bir diriliş cehdi, aynı zamanda da birlik-beraberlik sembolüdür. Bu itibarla Çanakkale mücadelesini kazanan ruhu keşfetmeye ve kavramaya muhtacız.
Hatırlayalım ki, Çanakkale Zaferi, Avrupa’nın “Hasta Adam” damgasını vurduğu bir milletin varlık mücadelesidir. Mücadele kaybedilseydi her şey biter, o moral çöküntüsü içinde İstiklâl Savaşı bile verilemezdi. Ama kazanıldı. Tarihin yolu ve yönü değişti.
Bir millet ateşle imtihan olundu Çanakkale’de, tarihle hesaplaştı ve kendi varoluş tarihini yeniden yazdı
Kitaba ulaşmak için kitapyurdu idefix d&r benzeri internet sitelerini yoklayabilir veya yayınevinin kendi sitesine girebilirisiniz.
ISBN 6055143848
Baskı Sayısı 2. Baskı
Dil TÜRKÇE
Sayfa Sayısı 200
Cilt Tipi Karton Kapak
Kağıt Cinsi Kitap Kağıdı
Boyut 13.5 x 21 cm
Yavuz Bahadıroğlu
PANAMA YAYINCILIK
Etrafında ihtilafsız ittifak edebileceğimiz ortak değerleri öne çıkarmamızı gerektiren günler yaşıyoruz…
Tarih ortak değerlerimizden biridir…
Özellikle Çanakkale Zaferi, yakın tarih içindeki yeri bakımından, son derece anlamlıdır. Anlamlıdır, çünkü “Osmanlı bitti, bir daha dirilemeyecek şekilde yere serildi” denilen bir zamanda kazanılmıştır.
Mahiyeti itibariyle bir diriliş cehdi, aynı zamanda da birlik-beraberlik sembolüdür. Bu itibarla Çanakkale mücadelesini kazanan ruhu keşfetmeye ve kavramaya muhtacız.
Hatırlayalım ki, Çanakkale Zaferi, Avrupa’nın “Hasta Adam” damgasını vurduğu bir milletin varlık mücadelesidir. Mücadele kaybedilseydi her şey biter, o moral çöküntüsü içinde İstiklâl Savaşı bile verilemezdi. Ama kazanıldı. Tarihin yolu ve yönü değişti.
Bir millet ateşle imtihan olundu Çanakkale’de, tarihle hesaplaştı ve kendi varoluş tarihini yeniden yazdı
Kitaba ulaşmak için kitapyurdu idefix d&r benzeri internet sitelerini yoklayabilir veya yayınevinin kendi sitesine girebilirisiniz.
ISBN 6055143848
Baskı Sayısı 2. Baskı
Dil TÜRKÇE
Sayfa Sayısı 200
Cilt Tipi Karton Kapak
Kağıt Cinsi Kitap Kağıdı
Boyut 13.5 x 21 cm
23 Aralık 2015 Çarşamba
Peyami safa'nın muhteşem eseri ötüken yayınları tarafından yeniden basıldı.
Peyami safa'nın muhteşem eseri Ötüken yayınları tarafından yeniden basıldı.
Peyami safa'nın muhteşem eseri ötüken yayınları tarafından yeniden basıldı.
içerik açısından zaten ideal olan eser ötüken yayınları tarafından dizgi ve baskı ile gayet güzel hale gelmiş.
İki yüz yıldır karşımıza çıkan her meselede Avrupa’ya atıfta bulunuyoruz fakat acaba atıfta bulunduğumuz dünyayı hakkıyla tanıyor muyuz? Peyami bu eserinde yirminci asrı ve Avrupa Medeniyetinin problemlerini izah ediyor. Yazarın Batı düşüncesindeki gelişmeleri yakinen takip ettiğini ispat eden ve entelektüellerimizin bu konudaki yetersizliğini teşhir eden bir kanıt…
İnsan ve hayatın 70. sayısı aralık 2015 ayında çıktı !
İnsan ve hayatın 70. sayısı aralık 2015 ayında çıktı.
Enteresan konulara değinen dergi özellikle son dönemde revaçta olan meselelere ışık tutuyor.
Gündeme göre değilde, gündemi belirleyen yapısı ile dikkat çeken dergi insanlara yol göstermeye bu sayısında da devam ediyor.
Özellikle gündemin meşgul eden hazır gıdalar meselesini ele alan dergi önceki sayılarda evde maya, yoğurt ve peynir gibi konuları işlemiş son sayıda ise ekmek dosyasını açmış.
İnsan demek, toplum demektir. Cemiyetin merkezindeki insana yatırım yapmak, değer katmak, memleketin daha geniş manada dünyanın geleceğine yatırım yapmaktır. Yaşadığımız devir, türlü hengame ve gürültü içinde insanın her an hayat muhasebesi içinde olmasının en fazla gerektiği bir devirdir. Bunun için insan ve toplum olarak önce kendimizi, sonra etrafımızı; önce geçmişimizi, sonra gelecek hayallerimizi gözden geçirmemiz gerekiyor.
Bu ay, insanı ve hayatı merkeze alan bir sahaya mercek tuttuk; her sofranın vazgeçilmezi ekmeği birkaç farklı cepheden araştırdık. Ekmeğin tarih içindeki değişimini, özellikle ekmekteki kepeğin hiç de sıradan olmadığını, zihinlerdeki ve fırın raflarındaki ekmeğin nasıl bu hale geldiğini Ferhat Kaya kaleme aldı.
Bu çerçevede, ekmekteki tuz oranının zararlarını Türkiye Böbrek Vakfı Başkanı Timur Erk’e; ekmeğin ham maddesi un hakkında merak ettiklerimizi yılların uncusu Cevat Doğan’a sorduk. Hazır mayayı ve evde nasıl maya yapılacağını Adem Serdaroğlu; köyden şehre değişen ekmek kültürümüzü Sadık Canlar İnsan ve Hayat okurları için yazdı. Netice olarak, uzmanlar hijyen ve içindeki maddeler açısından sağlıklı bir ekmek yemek için, ekmeğinizi evinizde yapmanızı tavsiye ediyor.
Daha sıhhatli ve daha huzurlu bir hayat yolculuğunda birlikteliğimize devam ederken, ocak ayından itibaren daha dinamik, daha zengin bir muhteva ile karşınızda olacağız.
Bu ay içinde idrak edeceğimiz Mevlid Kandili’nizi tebrik ederiz.
İnsana ve hayata değer katmak ve gelecek ay buluşmak dileğiyle…
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Yedikıta'nın 88. sayısı çıktı!
Dünya tarihinde, insanlığa en acımasız yıllarından dördünü yaşatan Birinci Dünya Savaşı’nın üzerinden bir asır geçti. Devlet ve millet olarak üç kıtada dört yıl boyunca verdiğimiz mücadelelerde gösterilen fedakârlıklar ve kahramanlıklar bu sayfalara sığmaz. Maalesef aynı şekilde tamahkârlıklar, ihanetler, sansürler, şahsî menfaatler, cahillikler, fâtih olma hülyalarıyla göz göre göre ölüme gönderilen erler ve daha pek çok hadiseye de sahne olmuştur bu dört yıl.
Sarıkamış harekâtı, on kadar büyük cepheden birisi olan ve dört yıl boyunca 600; bin kadar şehit verdiğimiz Kafkas Cephesi’ndeki 15; günlük bir harekâttır. Hal böyleyken, meseleyi “kaç şehit var” noktasında istatistikî bir tartışmadan çıkarıp daha farklı noktalara odaklanmak gerekiyor. “Neden ve niçin, kimler adına, netice ne oldu, günümüze yansıyan yüzü ve halk üzerinde bıraktığı tesirler nasıldır” gibi sorulardır aslında zihinlerde olması gereken.
Bundan yüz bir yıl önce, 1914; Aralık’ında Sarıkamış’ta uğradığımız yenilgiden sonra bir “gâzi sancağımız”ı da ele geçiren Ruslar kolaylıkla ilerlediler ve Erzurum’a girdiler. Orada, şeref timsali alay sancaklarımızdan 9’unu birden bir depoda bulunca herhalde onlar da çok şaşırmışlardır. Ruslar için bu sancaklar en büyük ganimetti; belki Erzurum’u ele geçirmelerinden bile öteydi. Nitekim sancaklarımızı müthiş bir propaganda malzemesi yaptılar, sokaklarında gezdirip mektep çocuklarına teşhir ettiler. Sarıkamış’ta ele geçirdikleri sancağımızı ise, hâlâ devlet müzelerinde sergiliyorlar. Bu esir sancağımızın hikâyesine, dergimizde ilk defa Doç. Dr. Tuncay Öğün tercümanlık yaptı bu ay. Harp Mecmuası’ndan iktibas ettiğimiz bir makale ise, sancağın neden namusumuz olduğunu açıklıyor.
Bursa’nın muhteşem eseri Ulu Cami’de tesis edilen güzide kütüphaneyi, Özlem Atike Kadah; Doğunun siyah çekirdeği kahvenin Avrupa macerasını, Veysel Sekmen; Mısır’dan başlayıp Fas’a ve oradan İspanya’ya uzanan toprakların, yani Mağrib’in efendileri Murabıtları Enes Erdoğan; Selçuklular devrinde Konya’da bir ilim yuvası Sadreddin Konevî kütüphanesini, Konya Bölge Yazma Eserler Müdürü Bekir Şahin kaleme aldılar. Tecrübe Konuşuyor bölümünde bu ay çocukluğu 50;’li yıllarda geçmiş, Ömer Nasuhi Bilmen ile de akrabalığı olan Prof. Dr. Hulusi Yavuz var.
Gelecek sayımızda buluşmak üzere.
Ntv 2015 alamanağı Ntv yayınlarından çıktı
10 yıl önce başlayan NTV ALMANAK geleneği sürüyor.
2006 yılı NTV’nin 10’uncu yılıydı. NTV Yayınları o yıl 1996-2006 yıllarını kapsayan bir almanakla yayın hayatına ilk adımını attı. Daha sonra da geride bıraktığımız her yılın dökümü NTV Almanak’larıyla kayıt altına alındı. Artık bir NTV kalasiği haline gelen Almanak bu yıl da kitapçı raflarında…
2015 yılı boyunca Türkiye ve dünyada yaşanan olaylar NTV Almanak 2015’te!
Türkiye’de seçim yılı… Haziran ve Kasım seçimleri… Yılın yarısını Seçim Hükümeti ile geçiren Türkiye’de siyasetin yeni görünümü… Güneydoğu’da şiddet sarmalı… Yeni bir Nobel ödülüyle onurlanmamız…
Suların durulmadığı Ortadoğu’da yeni bir aktör: Rusya. Uçak krizi ile birlikte yaşanan gelişmeler, safların yeniden şekillenmesi…
Dünyada yeni yüzyılın büyük trajedisi: Ülkelerini terkeden milyonlarca göçmen Avrupa kapılarında...
IŞİD terörünün Avrupa’da yarattığı sarsıntı…
Sinemadan müziğe ödül alanlar... Spor sahalarında kupa kaldırıp madalya kazananlar... Ve geride kalan yıl kaybettiklerimiz…
Hepsi NTV Almanak 2015'te...
22 Aralık 2015 Salı
Kırk Zincirli Ayasofya Kırklar Kulübünden çıktı !
Ayasofya’nın kapılarıyla beraber ruhumuzu kilitlediler. Her mâna, her hikmet, her münasebet Ayasofya’ya bağlı...
Ayasofya açılmalıdır. Türk’ün bahtıyla beraber açılmalıdır.
Ayasofya’yı kapalı tutmak, Yunanlıya “Ben yapamıyorum; sen gel de kendi hesabına aç!” demekten farksızdır.
Ayasofya’yı kapalı tutmak, Birleşmiş Milletler’den Afrikalı yamyam devletlerine kadar aleyhimize rey verdirip kendileri müstenkif geçinen Batılılara “Artık benim hayat hakkım kalmadı!” demektir.
Ayasofya’yı kapalı tutmak, bu toprağın üstündeki 30 milyon ve altındaki 30 milyar Türk’ün semâları tutuşturan lanetine hedef olmaktır.
Ayasofya’yı kapalı tutmak, Allah’a sövmeye, Kur’an’a tükürmeye, Türk tarihini kubura atmaya, Türk iffetini kirletmeye, Türk vatanını satmaya denk bir suçtur.
Gençler! Bugün mü, yarın mı, bilemem!
Fakat Ayasofya açılacak!.. Türk’ün bu vatanda kalıp kalmayacağından şüphesi olanlar, Ayasofya’nın da açılıp açılmayacağından şüphe edebilirler.
Ayasofya açılacak... Hem de öylesine açılacak ki, kaybedilen bütün mânalar, zincire vurulmuş masumlar gibi onun içinden fırlayacak!.. Öylesine açılacak ki, bu millete iyilik ve kötülük etmişlerin dosyaları da onun mahzenlerinde ele geçecek...
Ayasofya açılacak!... Bütün değer ölçülerini, tarih hükümlerini, dünyalar arası mahsup sırlarını, her iş ve herşey hakkındaki gerçek miyarları çerçeveleyici bir kitap gibi açılacak...
Allah tarafından mühürlenmiş kalplerin mühürlediği Ayasofya, onların aynı şekilde mühürlemeğe yeltenip de hiçbir şey yapamadığı, günden güne kabaran akınını durduramadığı ve çığlaştığı günü dehşetle kolladığı mukaddesatçı Türk gençliğinin kalbi gibi açılacak...
Ayasofya’yı, artık önüne geçilmez bu sel açacak...
Bekleyin gençler!.. Biraz daha rahmet yağsın... Sel yakındır.
Necip Fazıl Kısakürek
Ayasofya açılmalıdır. Türk’ün bahtıyla beraber açılmalıdır.
Ayasofya’yı kapalı tutmak, Yunanlıya “Ben yapamıyorum; sen gel de kendi hesabına aç!” demekten farksızdır.
Ayasofya’yı kapalı tutmak, Birleşmiş Milletler’den Afrikalı yamyam devletlerine kadar aleyhimize rey verdirip kendileri müstenkif geçinen Batılılara “Artık benim hayat hakkım kalmadı!” demektir.
Ayasofya’yı kapalı tutmak, bu toprağın üstündeki 30 milyon ve altındaki 30 milyar Türk’ün semâları tutuşturan lanetine hedef olmaktır.
Ayasofya’yı kapalı tutmak, Allah’a sövmeye, Kur’an’a tükürmeye, Türk tarihini kubura atmaya, Türk iffetini kirletmeye, Türk vatanını satmaya denk bir suçtur.
Gençler! Bugün mü, yarın mı, bilemem!
Fakat Ayasofya açılacak!.. Türk’ün bu vatanda kalıp kalmayacağından şüphesi olanlar, Ayasofya’nın da açılıp açılmayacağından şüphe edebilirler.
Ayasofya açılacak... Hem de öylesine açılacak ki, kaybedilen bütün mânalar, zincire vurulmuş masumlar gibi onun içinden fırlayacak!.. Öylesine açılacak ki, bu millete iyilik ve kötülük etmişlerin dosyaları da onun mahzenlerinde ele geçecek...
Ayasofya açılacak!... Bütün değer ölçülerini, tarih hükümlerini, dünyalar arası mahsup sırlarını, her iş ve herşey hakkındaki gerçek miyarları çerçeveleyici bir kitap gibi açılacak...
Allah tarafından mühürlenmiş kalplerin mühürlediği Ayasofya, onların aynı şekilde mühürlemeğe yeltenip de hiçbir şey yapamadığı, günden güne kabaran akınını durduramadığı ve çığlaştığı günü dehşetle kolladığı mukaddesatçı Türk gençliğinin kalbi gibi açılacak...
Ayasofya’yı, artık önüne geçilmez bu sel açacak...
Bekleyin gençler!.. Biraz daha rahmet yağsın... Sel yakındır.
Necip Fazıl Kısakürek
Tevârih-i Âl-i Osman III. Defter yayınlandı !
Büyük âlim ve tarihçi Kemalpaşazâde (ö. 1534), Sultan İkinci Bayezid tarafından Türkçe olarak Osmanlı Tarihi yazmakla vazifelendirilmesi üzerine Osman Gazi’den Kanunî Sultan Süleyman’a kadar her padişah devri için bir defter kaleme almıştır. Toplamda on defterden ibaret olan Tevârih-i Âl-i Osman’ın I, II, IV, VII, VIII, IX ve X. defterleri yayınlanmıştır.
Bu eser, Tevârih-i Âl-i Osman’ın yayınlanmayan defterlerinden Sultan Birinci Murad devrine ait olan (761-791/1359,1360-1389) III. Defter’dir.
III. Defter’de, Osmanlı tarihinin Sultan Birinci Murad dönemi, diğer Osmanlı kroniklerine nazaran müstakil olarak ve geniş bir şekilde yazılmıştır. Ayrıca daha zengin bir kronoloji söz konusudur. Eserde, XV. yüzyıl Osmanlı tarih kaynaklarına göre farklı rivayetler ve orijinal bazı bilgiler bulunmaktadır.
Araştırmacılar ve günümüz tarihçileri tarafından pek kullanılmadığı anlaşılan III. Defter’in, Sultan Birinci Murad devri tarihinin incelenmesi veya yazılması söz konusu olduğunda müracaat edilmesi gereken kıymetli bir kaynak olduğu kanaatindeyiz.
Bu kitap yanlış ve yalanlarla dolu resmi tarihimizin netleşmesi açısından ehemmiyet arz etmektedir.
Bu eser, Tevârih-i Âl-i Osman’ın yayınlanmayan defterlerinden Sultan Birinci Murad devrine ait olan (761-791/1359,1360-1389) III. Defter’dir.
III. Defter’de, Osmanlı tarihinin Sultan Birinci Murad dönemi, diğer Osmanlı kroniklerine nazaran müstakil olarak ve geniş bir şekilde yazılmıştır. Ayrıca daha zengin bir kronoloji söz konusudur. Eserde, XV. yüzyıl Osmanlı tarih kaynaklarına göre farklı rivayetler ve orijinal bazı bilgiler bulunmaktadır.
Araştırmacılar ve günümüz tarihçileri tarafından pek kullanılmadığı anlaşılan III. Defter’in, Sultan Birinci Murad devri tarihinin incelenmesi veya yazılması söz konusu olduğunda müracaat edilmesi gereken kıymetli bir kaynak olduğu kanaatindeyiz.
Bu kitap yanlış ve yalanlarla dolu resmi tarihimizin netleşmesi açısından ehemmiyet arz etmektedir.
4 Ekim 2015 Pazar
kyk yurt başvuruları açıklandı!
kyk yurt başvuruları açıklandı!
Tübitak Bursları devam ediyor!
Tübitak Bursları devam ediyor!
Batı Düşüncesi Felsefî Temeller
Batı Düşüncesi Felsefî Temeller
Kasım Küçükalp – Ahmet Cevizci
2009, 240 sayfa, ISBN 978-605-558-631-7
Bu kitapta, “klasik”, “modern” ve “çağdaş” ayırımlarına bağlı olarak, tarihî bir mahiyet arzeden Batı düşüncesi tarzı, temel özellik ve farklılıkları ekseninde ele alınıp değerlendirilmeye çalışılmaktadır.
Kasım Küçükalp – Ahmet Cevizci
2009, 240 sayfa, ISBN 978-605-558-631-7
Bu kitapta, “klasik”, “modern” ve “çağdaş” ayırımlarına bağlı olarak, tarihî bir mahiyet arzeden Batı düşüncesi tarzı, temel özellik ve farklılıkları ekseninde ele alınıp değerlendirilmeye çalışılmaktadır.
2007 Yılının Fikir Ödüllü Kitabı İslam ve Batı
İslâm ve Batı (8)
İbrahim Kalın
2007, 186 sayfa, ISBN 978-975-389-493-7
Tarihte İslâm ve Batı medeniyetleri kadar birbiriyle yakın ilişki içinde olan başka iki uygarlık görülmemiştir. Çatışma, rekabet, uzlaşma ve birlikte yaşama biçimlerine bürünen bu ilişkinin tarihi, aynı zamanda farklı “ben” tasavvurlarının ve “öteki” algılarının tarihidir. Bu çalışma, iki medeniyet arasındaki ilişkileri tarihî seyri içerisinde incelemekte ve günümüz sorunlarını bu tarihî arka plana dayanarak tahlil etmektedir.
İbrahim Kalın
2007, 186 sayfa, ISBN 978-975-389-493-7
Tarihte İslâm ve Batı medeniyetleri kadar birbiriyle yakın ilişki içinde olan başka iki uygarlık görülmemiştir. Çatışma, rekabet, uzlaşma ve birlikte yaşama biçimlerine bürünen bu ilişkinin tarihi, aynı zamanda farklı “ben” tasavvurlarının ve “öteki” algılarının tarihidir. Bu çalışma, iki medeniyet arasındaki ilişkileri tarihî seyri içerisinde incelemekte ve günümüz sorunlarını bu tarihî arka plana dayanarak tahlil etmektedir.
19 Eylül 2015 Cumartesi
Çamlıca Basım Çizgi Romanlarla Tarih Serisini Tamamladı
Çamlıca Basım'dan Yeni Çizgi Roman
Yirmi yedinci Osmanlı padişahı ve doksan birinci İslam halifesi olan Sultan Birinci Abdülhamid Han, zamanın büyük âlimlerinden aldığı eğitim ve terbiye ile büyüdü. Zor bir zamanda tahta çıkan padişah Rusya, Avusturya ve İran’a karşı mühim mücadeleler verdiği gibi yine bu devletlerin tesiriyle çıkarılan isyanlarla meşgul olmak zorunda kaldı. Osmanlı ordusunun ıslahı için de çok büyük gayretler sarf eden Abdülhamid Han İstanbul’da ve Haremeyn’de de birçok hayır müesseseleri inşa etmiştir.
Yirmi yedinci Osmanlı padişahı ve doksan birinci İslam halifesi olan Sultan Birinci Abdülhamid Han, zamanın büyük âlimlerinden aldığı eğitim ve terbiye ile büyüdü. Zor bir zamanda tahta çıkan padişah Rusya, Avusturya ve İran’a karşı mühim mücadeleler verdiği gibi yine bu devletlerin tesiriyle çıkarılan isyanlarla meşgul olmak zorunda kaldı. Osmanlı ordusunun ıslahı için de çok büyük gayretler sarf eden Abdülhamid Han İstanbul’da ve Haremeyn’de de birçok hayır müesseseleri inşa etmiştir.
22 Ağustos 2015 Cumartesi
Kitap Fuarları
Kitap fuarları...
İstediğimiz düzeyde mi ?
Bu mesele tartışılmalıdır,
Her yönüyle...
Kitapevleri kapitalizme kurban mı ediliyor ?
Yazar buluşmaları şu an olduğu gibi sadece bir masa etrafında imza al ve ayrıl şeklinde mi yoksa soru cevap şeklinde interaktif eskilerin tabiriyle bissema ve billafız mı olmalı
En çok tercih edilen yayın evleri veya yazarlar çok iyi olduğundan mı yoksa çok iyi reklam yaptıklarından mı satıyor
Yani popüler kültür bizi ne kadar kendine mahkum ediyor
Dahası bu bestselleri -çok satanları- listeyi kim neye göre hazırlıyor,
yani ne yapıyor da bu adamlar bu listeye hemen giriyorlar
işte asıl konuşmamız gereken mesele bunlar ama şu da bir gerçek ki gerçek yazarlar satış adedini değil anlaşılabilme sayısı üzerinden mutlu olur.
ama biz yine de bu meselelere kafa yoralım
bir büyüğünde dediği gibi ne demişti Dostoyevski "O da bi şey mi bi keresinde ben bestseller de birinci olmuştum !"
İstediğimiz düzeyde mi ?
Bu mesele tartışılmalıdır,
Her yönüyle...
Kitapevleri kapitalizme kurban mı ediliyor ?
Yazar buluşmaları şu an olduğu gibi sadece bir masa etrafında imza al ve ayrıl şeklinde mi yoksa soru cevap şeklinde interaktif eskilerin tabiriyle bissema ve billafız mı olmalı
En çok tercih edilen yayın evleri veya yazarlar çok iyi olduğundan mı yoksa çok iyi reklam yaptıklarından mı satıyor
Yani popüler kültür bizi ne kadar kendine mahkum ediyor
Dahası bu bestselleri -çok satanları- listeyi kim neye göre hazırlıyor,
yani ne yapıyor da bu adamlar bu listeye hemen giriyorlar
işte asıl konuşmamız gereken mesele bunlar ama şu da bir gerçek ki gerçek yazarlar satış adedini değil anlaşılabilme sayısı üzerinden mutlu olur.
ama biz yine de bu meselelere kafa yoralım
bir büyüğünde dediği gibi ne demişti Dostoyevski "O da bi şey mi bi keresinde ben bestseller de birinci olmuştum !"
Bir Fransız Yalanı
Bir Fransız Yalanı, ikiyüzlülükler, ırkçılık, soykırım ve darbeler üzerine saati saatine kaydedilmiş bir tutanaktır. Georges-Marc Benamou'nun bu detaylı, derin araştırması ve soruşturması, Fransız tarihinin kara deliklerinden biri olan Cezayir Savaşı hakkında aydınlatıcı bir kaynaktır. "Bu kitap doğduğum yerlere yapılmış bir seyahattir. Fransız resmi tarihinin efsaneleri ile gerçek tarihi, bir başka ifadeyle tarihçilerin tarihini yüzleştirmek istedim. Ayrıca çocukluğumun aklımdan hiç çıkmayan hatıralarını ve olayların aslını yansıtmak istedim.
Nitekim, bugüne kadar Paris, devletin en tepe noktaları, 'Fransız ordusunun Cezayir'de yaptığı işkencelerden haberdar olunmadığını' iddia etmeye devam etti...
Zavallı Fatma'lar! Cezayir Savaşı'nın sürdüğü yıllar boyunca, terör ve basının gerçek kurbanı oldular. Yumuşak huylu, ağırbaşlı, neşeli, kınalı, gönül okşayıcı zavallı genç kadınlar; çocukluğumda beni seven ilk kadınlar. En ön saftaydılar, evet..."
Osmanlı Sultanları Çizgi Roman Serisi
Çamlıca kitap'tan süper bir seri daha
Padişahların hayat hikayeleri çizgi roman halinde karşınızda !
hem de gerçek kaynaklardan
efsane değil tarih
21 Temmuz 2015 Salı
namaz kılmayı öğreniyorum
fazilet çocuk yayınları namaz kılmayı öğreten eğlenceli bir kitap hazırlamış
kağıt katlama sanatı ile hazırlanmış eser, çocuklar açısından dikkat çekici olmuş
eser kitapçılarda ve internet sitesinden temin edilebilir.
kağıt katlama sanatı ile hazırlanmış eser, çocuklar açısından dikkat çekici olmuş
eser kitapçılarda ve internet sitesinden temin edilebilir.
Kemalpaşazade Tarihi
Çamlıca Basım Yayın'dan bir başyapıt daha...
Çamlıca Basım Yayınları yine tarihin arka sayfalarını aralamamıza yardımcı oluyor.
üstlendiği vazifeyi her eser de eksiksiz yapan yayınevi bu seferde kendini göstermiş.
Büyük âlim ve tarihçi Kemalpaşazâde (ö. 1534), Sultan İkinci Bayezid tarafından Türkçe olarak Osmanlı Tarihi yazmakla vazifelendirilmesi üzerine Osman Gazi’den Kanunî Sultan Süleyman’a kadar her padişah devri için bir defter kaleme almıştır. Toplamda on defterden ibaret olan Tevârih-i Âl-i Osman’ın I, II, IV, VII, VIII, IX ve X. defterleri yayınlanmıştır.
Çamlıca Basım Yayınları yine tarihin arka sayfalarını aralamamıza yardımcı oluyor.
üstlendiği vazifeyi her eser de eksiksiz yapan yayınevi bu seferde kendini göstermiş.
Büyük âlim ve tarihçi Kemalpaşazâde (ö. 1534), Sultan İkinci Bayezid tarafından Türkçe olarak Osmanlı Tarihi yazmakla vazifelendirilmesi üzerine Osman Gazi’den Kanunî Sultan Süleyman’a kadar her padişah devri için bir defter kaleme almıştır. Toplamda on defterden ibaret olan Tevârih-i Âl-i Osman’ın I, II, IV, VII, VIII, IX ve X. defterleri yayınlanmıştır.
31 Mayıs 2015 Pazar
RAPTİYE FIKRA YARIŞMASI SONUÇLARI AÇIKLANDI !!!
RAPTİYE FIKRA YARIŞMASI SONUÇLARI
Uygun ortamlarda anlatıldığında hem güldüren hem de simalara tebessüm taşıyan fıkralar; mesaj verme kalitesi, orijinallik, anlaşılma seviyesi gibi kıstaslarla ele alındı. Sosyal hayatın her alanı bu yarışma ile raptiyelenerek fıkra olarak bize ulaştırıldı. Değerlendirme kurulu özellikle eğitim, davranış/adap, kitap okuma, şehir hayatı ve kuralları, dini değerlere dikkat meselelerini ele alan fıkraları dikkat çekici buldu.
Geçmişte olduğu gibi fıkralar bugün de toplum hafızasının mihenk taşlarından biri olmaya devam ediyor. Hiç şüphesiz gelecekte de yeni neslin dikkat edeceği mevzular arasında olacaktır.
Ancak fıkra yarışmasında fıkralarla, çaresiz kimseleri bir espriyle bam tellerine basarak öfkelendirmeyi, kurbanlar kızmaya başlayınca onların zaaflarını açığa vurmayı hedeflemedik. Maksat, zor konuları, sert usluptan çıkartarak bunları yumuşatarak ve zekice sunanlara öncelik vermekti. Seçilen fıkralarda bunu siz de göreceksiniz.
Kurulun tespitlerinde, gönderilen fıkralardan birçoğunda orijinalliğin az olduğu yer aldı. “Nasreddin Hoca”, “Temel” gibi fıkra karakterlerinin yaygın olarak kullanılmasının yanında önümüzdeki yarışmalar için şimdiden hadiseleri zekice ve esprili şekilde kaleme alan nüktedan yazarların önü açılacak gibi görünüyor. Fıkranın derecesinin “Umulan ile bulunan arasındaki şaşırtıcı orantısızlık” ile ölçüldüğünü de unutmamak gerekiyor.
Yarışmanın birincisine Book Reader Tablet/ E-kitap okuyucu tablet ile beraber ilk üçe Zetzeka’dan zeka oyunları, 1 yıllık İnsan ve Hayat aboneliği, Çamlıca kitaptan (camlicakitap.com) 50 TL kitap hediye çeki ödülleri verilecek.
Ayrıca dereceye giren ilk 25 kişiye jüri özel ödülü verilecek. Dereceye girenler isimlerini www.insanvehayat.com sitesinden öğrenebilirler. Dereceye giren fıkralardan her ay bir tanesi gönderenin ismiyle beraber İnsan ve Hayat Dergisi Raptiye bölümünde özel çizimler ile karikatür yapılarak yayınlanacak.
RAPTİYE FIKRA YARIŞMASI İLK 3
| # | Ad-Soyadı | Şehir |
| 1. | İbrahim BOL | Çorum |
| 2. | Recep Yıldırım | Gaziantep |
| 3. | Necip Gözüaçık | İstanbul |
JÜRİ ÖZEL ÖDÜLLERİ
| # | Ad-Soyad | Şehir |
| 1 | Abdullah Emirhan Koç | Ankara |
| 2 | Abdullah Enis Mandal | Tokat |
| 3 | Büşra Şağban | İstanbul |
| 4 | Ferhat Karabulut | Trabzon |
| 5 | Halil Fidan | Trabzon |
| 6 | Harun Yıldırım | Eskişehir |
| 7 | Hasan Aşık | Uşak |
| 8 | Hasan Hüseyin Olgun | Trabzon |
| 9 | Hasan Karaaslan | Kars |
| 10 | Hatice Temizkan | Ankara |
| 11 | Mehmet Ahmet Polatoğlu | İstanbul |
| 12 | Mehmet Ali Öztürk | Bursa |
| 13 | Mehmet Baştaş | Niğde |
| 14 | Muhammet Çetin | Balıkesir |
| 15 | Murat Biber | Bursa |
| 16 | Oğuzcan | Sakarya |
| 17 | Ömer Çakın | Samsun |
| 18 | Özlem Tekelioğlu | Denizli |
| 19 | Semen Ada Uyumazer | Bursa |
| 20 | Sümeyye Şimşek | Kayseri |
| 21 | Talha | Denizli |
| 22 | Tunahan Çetin | Burdur |
| 23 | Ümit Topcuoğlu | Karabük |
| 24 | Yasin Kıyak | İstanbul |
| 25 | Yaşar Erdoğan | Yalova |
Notlar:
- Yarışmada dereceye giren fıkralardan her ay biri İnsan ve Hayat Dergisi’nde Raptiye bölümümde karikatür yapılarak tek sayfada yayımlanacaktır.
8 Mayıs 2015 Cuma
Sinan Yağmur'un 16 Büyük Türk Devleti isimli tarih kitabı çıktı
Sinan Yağmur
HAYY KİTAP
Cumhurbaşkanlığı Arması’nı da süsleyen “Bağımsız 16 Büyük Türk Devleti”, Türkiye’nin devlet geleneğini ve Türk milletinin geçmişini anlamak hususunda sembolik olduğu kadar tarihi açıdan da büyük bir önem arz etmektedir. 16 Türk Devleti, okul kitaplarından gündelik konuşmalara varıncaya kadar pek sık telaffuz edilmekte olsa da, akademik kaynaklar dışında her kesimden okuyucuya hitap edecek bir çalışma şeklinde ele alınmamış olması büyük bir kayıptır. Bu durum toplum bilincimiz açısından büyük bir zafiyettir çünkü birbirini takip ederek günümüze ulaşan bu devletlerin tarihi bize gerek siyasi gerek tarihi gerekse ahlaki açıdan büyük dersler sunmaktadır. Unutmamalıyız ki, tarihinden utanan değil tarihini kucaklayan bir neslin yetişmesinde hepimizin sorumluluğu vardır.
Bu yüzden okumakta olduğunuz bu kitap büyük bir boşluğu doldurmakta, önemli bir görev üstlenmektedir. Bu kitabın sayfaları, tarih bilincini kaybetmiş devletlerin talihsiz örnekleriyle doludur. Geçmişini bilmeyen toplumlar, medeniyetle bağını koparmamış ve tarihinin bilincinde olan toplumları taklide muhtaçtır. Taklit eden değil, taklit edilen model bir uygarlık olabilmemiz için, tarihimizi gelecek nesillere aktarmak büyük ve önemli bir sorumluluktur.
16 Türk Devleti, tarihteki Türk devletlerinin yükseliş ve çöküşlerini dünya tarihinden soyutlamadan ve analitik bir şekilde değerlendirebilmeniz için çok kapsamlı ve geniş bir kronoloji çalışmasını içermekte. Bu sebeple de, sadece bir okuma parçası değil, kaynak kitap olma özelliğini de taşıyor.
HAYY KİTAP
Cumhurbaşkanlığı Arması’nı da süsleyen “Bağımsız 16 Büyük Türk Devleti”, Türkiye’nin devlet geleneğini ve Türk milletinin geçmişini anlamak hususunda sembolik olduğu kadar tarihi açıdan da büyük bir önem arz etmektedir. 16 Türk Devleti, okul kitaplarından gündelik konuşmalara varıncaya kadar pek sık telaffuz edilmekte olsa da, akademik kaynaklar dışında her kesimden okuyucuya hitap edecek bir çalışma şeklinde ele alınmamış olması büyük bir kayıptır. Bu durum toplum bilincimiz açısından büyük bir zafiyettir çünkü birbirini takip ederek günümüze ulaşan bu devletlerin tarihi bize gerek siyasi gerek tarihi gerekse ahlaki açıdan büyük dersler sunmaktadır. Unutmamalıyız ki, tarihinden utanan değil tarihini kucaklayan bir neslin yetişmesinde hepimizin sorumluluğu vardır.
Bu yüzden okumakta olduğunuz bu kitap büyük bir boşluğu doldurmakta, önemli bir görev üstlenmektedir. Bu kitabın sayfaları, tarih bilincini kaybetmiş devletlerin talihsiz örnekleriyle doludur. Geçmişini bilmeyen toplumlar, medeniyetle bağını koparmamış ve tarihinin bilincinde olan toplumları taklide muhtaçtır. Taklit eden değil, taklit edilen model bir uygarlık olabilmemiz için, tarihimizi gelecek nesillere aktarmak büyük ve önemli bir sorumluluktur.
16 Türk Devleti, tarihteki Türk devletlerinin yükseliş ve çöküşlerini dünya tarihinden soyutlamadan ve analitik bir şekilde değerlendirebilmeniz için çok kapsamlı ve geniş bir kronoloji çalışmasını içermekte. Bu sebeple de, sadece bir okuma parçası değil, kaynak kitap olma özelliğini de taşıyor.
Bay Harika
Bay Harika
R.K. Lilley
ASPENDOS
Onu görür görmez cazibesine kapılmıştım. Daha doğrusu büyülenmiştim. Gözlerinde karşı konulamaz bir şey vardı. O kadar duruydular ki sanki tamamen şeffaftılar. Duru mavi gözler genelde soğuk olarak bilinir ama onun gözleri öyle değildi. Onun gözleri su kadar berraktı. O kadar berraklardı ki mümkün olmayan bir şeye bakıyormuş gibi hissettim kendimi. Sanki tanıdık bir ruhtu ya da tam benim zevkime göre yaratılmıştı.
R.K. Lilley
ASPENDOS
Onu görür görmez cazibesine kapılmıştım. Daha doğrusu büyülenmiştim. Gözlerinde karşı konulamaz bir şey vardı. O kadar duruydular ki sanki tamamen şeffaftılar. Duru mavi gözler genelde soğuk olarak bilinir ama onun gözleri öyle değildi. Onun gözleri su kadar berraktı. O kadar berraklardı ki mümkün olmayan bir şeye bakıyormuş gibi hissettim kendimi. Sanki tanıdık bir ruhtu ya da tam benim zevkime göre yaratılmıştı.
1 Mayıs 2015 Cuma
Asrın İhaneti Paralel Yapı veya F. Gülen'in Günah Galerisinden Sayfalar Kitabı Çıktı !
Asrın İhaneti Paralel Yapı veya F. Gülen'in Günah Galerisinden Sayfalar
Kadir Mısıroğlu
SEBİL YAYINEVİ
Bu eserin (asrın ihâneti: paralel yapı veya F. Gülen'in günah galerisinden sayfalar) muhtevası, Fethullah gülen ve devlete paralel yapısının, milletimize, devletimize ve din-i mübin-i islâma karşı yürüttükleri faaliyetlerini sadece vesika serdederek gözler önüne sermektir.
Kadir Mısıroğlu
SEBİL YAYINEVİ
Bu eserin (asrın ihâneti: paralel yapı veya F. Gülen'in günah galerisinden sayfalar) muhtevası, Fethullah gülen ve devlete paralel yapısının, milletimize, devletimize ve din-i mübin-i islâma karşı yürüttükleri faaliyetlerini sadece vesika serdederek gözler önüne sermektir.
Hatıralar - Yavuz Bülent Bakiler
Hatıralar (3 Kitap)
Yavuz Bülent Bakiler
YAKIN PLAN YAYINLARI
Yavuz Bülent Bâkiler’in üç önemli eserinin bir arada olduğu Hatıralar Işığında Cumhuriyet Tarihi Okumaları setinde “Unutamadıklarım”, “Gönlümdekiler ve Ötekiler” ve “Kılıçlar ve Kalemler” isimli kitapları bulabilirsiniz.
61 yıldır kalem tutan ve edebiyatımıza birbirinden kıymetli eserler kazandıran Yavuz Bülent Bâkiler, bu kitabında hatıralarını yazdı. 3 cilt halinde yayınladığı eserinde Bâkiler, Cumhuriyet tarihini de sorgulayan, yorumlayan portreler kaleme aldı. Atatürk’ten Kazım Karabekir’e, Fevzi Çakmak’tan Adnan Menderes’e, Osman Bölükbaşı’dan Samiha Ayverdi’ye, Rauf Denktaş’tan Muhsin Yazıcıoğlu’na... siyaset, kültür ve edebiyat dünyamızın en önemli isimlerine şâhitlik yaptı. Kimi yerde kızdı, kimi yerde hüzünlendi, kimi yerde ise yorumu okuruna bıraktı.
“Şair Yavuz Bülent Bâkiler’in, artık çok ciddi bir rakibi var: Yazar Yavuz Bülent Bâkiler. Kalemini eliyle değil, gönlüyle kavramış bir yazar bu. Zevkle ve bir hamlede okunabilecek bir kitap.”
Ahmet Turan Alkan
“Kitabı bir nefeste okudum. Bâkiler’in şâirane üslûbu, meğer nesrinde de aynı nefasetle devam edebiliyormuş. Bunu sevinerek ve takdir ederek gördüm.”
Yavuz Bülent Bakiler
YAKIN PLAN YAYINLARI
Yavuz Bülent Bâkiler’in üç önemli eserinin bir arada olduğu Hatıralar Işığında Cumhuriyet Tarihi Okumaları setinde “Unutamadıklarım”, “Gönlümdekiler ve Ötekiler” ve “Kılıçlar ve Kalemler” isimli kitapları bulabilirsiniz.
61 yıldır kalem tutan ve edebiyatımıza birbirinden kıymetli eserler kazandıran Yavuz Bülent Bâkiler, bu kitabında hatıralarını yazdı. 3 cilt halinde yayınladığı eserinde Bâkiler, Cumhuriyet tarihini de sorgulayan, yorumlayan portreler kaleme aldı. Atatürk’ten Kazım Karabekir’e, Fevzi Çakmak’tan Adnan Menderes’e, Osman Bölükbaşı’dan Samiha Ayverdi’ye, Rauf Denktaş’tan Muhsin Yazıcıoğlu’na... siyaset, kültür ve edebiyat dünyamızın en önemli isimlerine şâhitlik yaptı. Kimi yerde kızdı, kimi yerde hüzünlendi, kimi yerde ise yorumu okuruna bıraktı.
“Şair Yavuz Bülent Bâkiler’in, artık çok ciddi bir rakibi var: Yazar Yavuz Bülent Bâkiler. Kalemini eliyle değil, gönlüyle kavramış bir yazar bu. Zevkle ve bir hamlede okunabilecek bir kitap.”
Ahmet Turan Alkan
“Kitabı bir nefeste okudum. Bâkiler’in şâirane üslûbu, meğer nesrinde de aynı nefasetle devam edebiliyormuş. Bunu sevinerek ve takdir ederek gördüm.”
22 Nisan 2015 Çarşamba
Okay Tiryakioğlu'nun Fatih Sultan Mehmed Han kitabı Timaş'tan Çıktı
Fatih Sultan Mehmed Han
Okay Tiryakioğlu
TİMAŞ YAYINLARI
Çağ açıp çağ kapatan, Osmanlı Devleti’ni imparatorluk haline getiren bir padişah: Fatih Sultan
Mehmed Han. Fatih’in en büyük silahı olan istihbarat teşkilatı Karatuğlar ve teşkilatın amansız lideri Kul Ömer… Karanlık güçlerin efendisi İlian Sadnakar… Sarayda büyüyüp yetişen habis bir ur: Kont Drakula… En koyu isyanların karşısında, irfanın temsilcisi Ak Şeyh Akşemseddin… Okurları ve edebiyatçılar tarafından Peyami Safa’nın halefi olarak gösterilen Okay Tiryakioğlu; akrepli arbaletler, Bizans surlarını titreten toplar, kılıçtan keskin akıl oyunları, zehirden yakıcı Rum Ateşi, efsaneler, sırlar ve akıl, bilek ve yürek gücüne dayalı savaşların gölgesinde Fatih Sultan Mehmed’in inanılmaz hayatını yazdı.
Yayın Tarihi 2015-04-06
ISBN 6050819243
Baskı Sayısı 1. Baskı
Dil TÜRKÇE
Sayfa Sayısı 432
Cilt Tipi Karton Kapak
Kağıt Cinsi Kitap Kağıdı
Boyut 13.5 x 21 cm
Okay Tiryakioğlu
TİMAŞ YAYINLARI
Çağ açıp çağ kapatan, Osmanlı Devleti’ni imparatorluk haline getiren bir padişah: Fatih Sultan
Mehmed Han. Fatih’in en büyük silahı olan istihbarat teşkilatı Karatuğlar ve teşkilatın amansız lideri Kul Ömer… Karanlık güçlerin efendisi İlian Sadnakar… Sarayda büyüyüp yetişen habis bir ur: Kont Drakula… En koyu isyanların karşısında, irfanın temsilcisi Ak Şeyh Akşemseddin… Okurları ve edebiyatçılar tarafından Peyami Safa’nın halefi olarak gösterilen Okay Tiryakioğlu; akrepli arbaletler, Bizans surlarını titreten toplar, kılıçtan keskin akıl oyunları, zehirden yakıcı Rum Ateşi, efsaneler, sırlar ve akıl, bilek ve yürek gücüne dayalı savaşların gölgesinde Fatih Sultan Mehmed’in inanılmaz hayatını yazdı.
Yayın Tarihi 2015-04-06
ISBN 6050819243
Baskı Sayısı 1. Baskı
Dil TÜRKÇE
Sayfa Sayısı 432
Cilt Tipi Karton Kapak
Kağıt Cinsi Kitap Kağıdı
Boyut 13.5 x 21 cm
Kimseye Söyleme
Kimseye Söyleme
Harlan Coben
BABIALİ KÜLTÜR YAYINCILIĞI
Dr. David Beck, geçen sekiz yılın her gününde, başına gelen dehşeti tekrar tekrar yaşamıştı. Parıldayan göl. Solgun ay ışığı. Karanlığı delip geçen çığlıklar. Eşi Elizabeth'in kaçırılması ve ölü olarak bulunması...
Herkes geçmişi tamamen unutarak hayatını sürdürmesi gerektiğini söylese de, sekiz yıl sonra bilgisayarınıza gelen bir mesaj, sadece kendisinin ve eşinin bildiği şeylerden bahsetmekteydi. Eşi Elizabeth, bir yerlerde, bir şekilde yaşıyor muydu? Niçin KİMSEYE SÖYLEMEmesi için uyarılmıştı?
"Muazzam bir gerilim romanı."
Larry KING
"Zorlayıcı ve orijinal bir gerilim... Merak uyandırıcı... Zekice kurgulanmış... Benzersiz!"
Los Angeles Times
"Kendimi yavaş okumaya zorladım. Her bir ayrıntının, her bir ipucunun tadını çıkarmaya çalıştım ve hiç bitmemesini istedim. Son sayfasına kadar sürprizlerle dolu."
USA Today
"Coben'in eseri, okuyucuyu sonuna kadar soluk soluğa bırakacak sürprizlerle dolu."
BookPage.com
"Dahiyane bir gerilim."
Chicago Tribune
Yayın Tarihi 2011-07-13
Orjinal Adı Tell No One
ISBN 9758486829
Baskı Sayısı 2. Baskı
Dil TÜRKÇE
Sayfa Sayısı 344
Cilt Tipi Karton Kapak
Kağıt Cinsi Kitap Kağıdı
Boyut 13 x 19.5 cm
Harlan Coben
BABIALİ KÜLTÜR YAYINCILIĞI
Dr. David Beck, geçen sekiz yılın her gününde, başına gelen dehşeti tekrar tekrar yaşamıştı. Parıldayan göl. Solgun ay ışığı. Karanlığı delip geçen çığlıklar. Eşi Elizabeth'in kaçırılması ve ölü olarak bulunması...
Herkes geçmişi tamamen unutarak hayatını sürdürmesi gerektiğini söylese de, sekiz yıl sonra bilgisayarınıza gelen bir mesaj, sadece kendisinin ve eşinin bildiği şeylerden bahsetmekteydi. Eşi Elizabeth, bir yerlerde, bir şekilde yaşıyor muydu? Niçin KİMSEYE SÖYLEMEmesi için uyarılmıştı?
"Muazzam bir gerilim romanı."
Larry KING
"Zorlayıcı ve orijinal bir gerilim... Merak uyandırıcı... Zekice kurgulanmış... Benzersiz!"
Los Angeles Times
"Kendimi yavaş okumaya zorladım. Her bir ayrıntının, her bir ipucunun tadını çıkarmaya çalıştım ve hiç bitmemesini istedim. Son sayfasına kadar sürprizlerle dolu."
USA Today
"Coben'in eseri, okuyucuyu sonuna kadar soluk soluğa bırakacak sürprizlerle dolu."
BookPage.com
"Dahiyane bir gerilim."
Chicago Tribune
Yayın Tarihi 2011-07-13
Orjinal Adı Tell No One
ISBN 9758486829
Baskı Sayısı 2. Baskı
Dil TÜRKÇE
Sayfa Sayısı 344
Cilt Tipi Karton Kapak
Kağıt Cinsi Kitap Kağıdı
Boyut 13 x 19.5 cm
360 Derece İletişim
360 Derece İletişim
Hayati Odabaşı
BABIALİ KÜLTÜR YAYINCILIĞI
Çağımızda teknolojinin baş döndürücü bir şekilde ilerlemesine rağmen, kişiler arası iletişim kalitemizin de aynı oranda arttığını söylemek maalesef hiç mümkün değil. Günlük hayatımız; sadece konuşarak ve eteğindeki taşları dökerek iletişmeye çalışan, “dediğim dedik” tavrıyla karşısındakileri yok sayan, çevresindeki insanlara zarar veren “iletişim canavarları” ve bunların sebebiyet verdiği, sayısı giderek artan “iletişim kazaları” ile dopdolu…
İşimize, okulumuza gitmek, güzel bir güne başlayabilmek için her sabah güzel duygularla kalkıyor ve yola çıkıyoruz.. Peki; gün boyu eşimizden, dostumuzdan, komşularımızdan, iş yerinde iş arkadaşlarımızdan , bazen alışveriş yaptığımız mağazanın kasiyerinden, bazen de bindiğimiz otobüsün şoföründen ters bir bakış, bir söz, bir tavır ve ön yargı şeklinde kaç yumruk yiyoruz dersiniz? Kaç kere kalbimiz kırılıyor? Kaç kere içimiz acıyor?
Peki; karşılaştığımız her iletişim kazasında ne yapacağız?
Böylesine olumsuz duygular yaşamamak ve daha da önemlisi, başkalarına da yaşatmamak bizlerin elinde:
Ailemizde,
İşimizde ve
İçimizde,
Huzur ve mutluluğu yakalamanın yolları
360 Derece İletişim’de…
Yayın Tarihi 2009-06-15
ISBN 9944118613
Baskı Sayısı 2. Baskı
Dil TÜRKÇE
Sayfa Sayısı 184
Cilt Tipi Karton Kapak
Kağıt Cinsi 3. Hm. Kağıt
Boyut 13.5 x 21 cm
Hayati Odabaşı
BABIALİ KÜLTÜR YAYINCILIĞI
Çağımızda teknolojinin baş döndürücü bir şekilde ilerlemesine rağmen, kişiler arası iletişim kalitemizin de aynı oranda arttığını söylemek maalesef hiç mümkün değil. Günlük hayatımız; sadece konuşarak ve eteğindeki taşları dökerek iletişmeye çalışan, “dediğim dedik” tavrıyla karşısındakileri yok sayan, çevresindeki insanlara zarar veren “iletişim canavarları” ve bunların sebebiyet verdiği, sayısı giderek artan “iletişim kazaları” ile dopdolu…
İşimize, okulumuza gitmek, güzel bir güne başlayabilmek için her sabah güzel duygularla kalkıyor ve yola çıkıyoruz.. Peki; gün boyu eşimizden, dostumuzdan, komşularımızdan, iş yerinde iş arkadaşlarımızdan , bazen alışveriş yaptığımız mağazanın kasiyerinden, bazen de bindiğimiz otobüsün şoföründen ters bir bakış, bir söz, bir tavır ve ön yargı şeklinde kaç yumruk yiyoruz dersiniz? Kaç kere kalbimiz kırılıyor? Kaç kere içimiz acıyor?
Peki; karşılaştığımız her iletişim kazasında ne yapacağız?
Böylesine olumsuz duygular yaşamamak ve daha da önemlisi, başkalarına da yaşatmamak bizlerin elinde:
Ailemizde,
İşimizde ve
İçimizde,
Huzur ve mutluluğu yakalamanın yolları
360 Derece İletişim’de…
Yayın Tarihi 2009-06-15
ISBN 9944118613
Baskı Sayısı 2. Baskı
Dil TÜRKÇE
Sayfa Sayısı 184
Cilt Tipi Karton Kapak
Kağıt Cinsi 3. Hm. Kağıt
Boyut 13.5 x 21 cm
19 Nisan 2015 Pazar
Pepuk
Pepuk
Serhat Güven
GECE KİTAPLIĞI
Pepuk, eski bir anadolu masalını günümüze uyarlayan bir roman. Hikaye, sıcak bir Ege kasabasında geçiyor. Yazar, "Okurken burnunuza limon çiçeği kokusu gelirse şaşırmayın. Sıcacık bir öğrenci evine ışınlanabilir, acıları yüreğinize dokunabilir diye korkmayın. İzin verin Pepuk sizi içine alsın. Limon kokusu eşliğinde ağlayın. Menderesin nemli esintisini hissedin. Eren çok güzel şiir okur, yanına bir kahve yapıp dinleyin. Onu çok seveceksiniz" diyor.
Yayın Tarihi 2015-04-02
ISBN 6059867856
Baskı Sayısı 1. Baskı
Dil TÜRKÇE
Sayfa Sayısı 464
Cilt Tipi Karton Kapak
Kağıt Cinsi Kitap Kağıdı
Boyut 13.5 x 19 cm
Serhat Güven
GECE KİTAPLIĞI
Pepuk, eski bir anadolu masalını günümüze uyarlayan bir roman. Hikaye, sıcak bir Ege kasabasında geçiyor. Yazar, "Okurken burnunuza limon çiçeği kokusu gelirse şaşırmayın. Sıcacık bir öğrenci evine ışınlanabilir, acıları yüreğinize dokunabilir diye korkmayın. İzin verin Pepuk sizi içine alsın. Limon kokusu eşliğinde ağlayın. Menderesin nemli esintisini hissedin. Eren çok güzel şiir okur, yanına bir kahve yapıp dinleyin. Onu çok seveceksiniz" diyor.
Yayın Tarihi 2015-04-02
ISBN 6059867856
Baskı Sayısı 1. Baskı
Dil TÜRKÇE
Sayfa Sayısı 464
Cilt Tipi Karton Kapak
Kağıt Cinsi Kitap Kağıdı
Boyut 13.5 x 19 cm
Okul Öncesi Matematik
Okul Öncesi Matematik
Abdullah Özbek , Bilal Gezer
ÇAMLICA ÇOCUK YAYINLARI
Okul öncesi dönemdeki çocuklar meraklı, araştırıcı, hayal güçleri kuvvetli ve sorgulayıcıdırlar. Çocukların bu yöndeki gelişimlerini desteklemek amacıyla, onların araştırabilecekleri, meraklarını giderebilecekleri, sebep sonuç ilişkisini görebilecekleri, çeşitli fikirler öne sürerek tahminlerde bulunabilecekleri ortamlar hazırlamak gerekir. Bu da en çok matematik etkinlikleri ile mümkündür.
Yayın Tarihi 2010-09-27
ISBN 6054421091
Baskı Sayısı 1. Baskı
Dil TÜRKÇE
Sayfa Sayısı 48
Cilt Tipi Karton Kapak
Kağıt Cinsi 1. Hm. Kağıt
Boyut 21 x 29.5 cm
Abdullah Özbek , Bilal Gezer
ÇAMLICA ÇOCUK YAYINLARI
Okul öncesi dönemdeki çocuklar meraklı, araştırıcı, hayal güçleri kuvvetli ve sorgulayıcıdırlar. Çocukların bu yöndeki gelişimlerini desteklemek amacıyla, onların araştırabilecekleri, meraklarını giderebilecekleri, sebep sonuç ilişkisini görebilecekleri, çeşitli fikirler öne sürerek tahminlerde bulunabilecekleri ortamlar hazırlamak gerekir. Bu da en çok matematik etkinlikleri ile mümkündür.
Yayın Tarihi 2010-09-27
ISBN 6054421091
Baskı Sayısı 1. Baskı
Dil TÜRKÇE
Sayfa Sayısı 48
Cilt Tipi Karton Kapak
Kağıt Cinsi 1. Hm. Kağıt
Boyut 21 x 29.5 cm
Bu kitabı camlicakitap.com veya kitapyurdu.com adresinden temin edebilirsiniz.
12 Nisan 2015 Pazar
Son Akıncı Muhsin Yazıcıoğlu'nun Sır Ölümü Kitabı Çıktı !
Son Akıncı
Muhsin Yazıcıoğlu'nun Sır Ölümü
Emre Soncan
ELHAMRA
Türkiye ne zaman kabuğunu kırmaya çalışsa, kritik isimlerin ölümleriyle sarsıldı. Kimi suikasttı, kimi kayıtlara kaza olarak geçti. Fakat yüzlerce fail-i meçhule tanıklık etmiş bu topraklarda, her ölüm soru işaretiydi. Yazıcıoğlu’nun başına gelen şüpheli trafik kazaları, belki de hayatını kaybettiği helikopter kazasının ayak sesleriydi. Helikopterin üzerinde uçan savaş uçakları, kararan radarlar, çelişkili otopsi raporları, arama kurtarma faaliyetlerinde gizlenen haritalar, enkazdan çalınan cihazlar… Herhangi bir kazada bu kadar ‘tesadüf’ bir araya gelebilir miydi? - Yazıcıoğlu’nun kanındaki zehirli gaz, otopsi raporunda neden gizlendi? - Düşen helikopterin uçuş bilgilerini muhafaza eden cihazları kim çaldı? - Enkaz bölgesindeki savaş uçaklarının sırrı neydi? - Yazıcıoğlu’nun öldüğünü 3 saat içinde MİT nasıl öğrendi? - Abdullah Çatlı, Yazıcıoğlu’nu niye tebrik etti? - Yazıcıoğlu’nun kayıp günlüklerinde ne yazıyordu? - Hangi Cumhurbaşkanı’nın yakasına şehit fotoğrafı taktı? - Yazıcıoğlu’nun ölümünü, Hizmet Hareketi’nin üzerine yıkma planları nelerdi? - 28 Şubat’ta, “2 km’den vurulursun’ diye kim tarafından tehdit edildi? - Yazıcıoğlu’nun ölümüyle ilgili MİT’in verdiği ifadede hangi kritik bilgiler yer aldı? - Ergenekon sanığı Erol Ölmez, Yazıcıoğlu ile ilgili hangi itiraflarda bulundu? - Hrant Dink cinayetinin ardından neler yaşadı? - CHP eski Genel Başkanı Deniz Baykal, Yazıcıoğlu’nun ölümü için ne dedi? - Yazıcıoğlu, R. Tayyip Erdoğan’ı rüşvet kumpasından nasıl kurtardı? Ve daha birçok sorunun cevabı, elinizde tuttuğunuz bu kitapta sizleri bekliyor…
Yayın Tarihi 2015-04-01
ISBN 6056555558
Baskı Sayısı 1. Baskı
Dil TÜRKÇE
Sayfa Sayısı 200
Cilt Tipi Karton Kapak
Kağıt Cinsi Kitap Kağıdı
Boyut 13 x 21 cm
Muhsin Yazıcıoğlu'nun Sır Ölümü
Emre Soncan
ELHAMRA
Türkiye ne zaman kabuğunu kırmaya çalışsa, kritik isimlerin ölümleriyle sarsıldı. Kimi suikasttı, kimi kayıtlara kaza olarak geçti. Fakat yüzlerce fail-i meçhule tanıklık etmiş bu topraklarda, her ölüm soru işaretiydi. Yazıcıoğlu’nun başına gelen şüpheli trafik kazaları, belki de hayatını kaybettiği helikopter kazasının ayak sesleriydi. Helikopterin üzerinde uçan savaş uçakları, kararan radarlar, çelişkili otopsi raporları, arama kurtarma faaliyetlerinde gizlenen haritalar, enkazdan çalınan cihazlar… Herhangi bir kazada bu kadar ‘tesadüf’ bir araya gelebilir miydi? - Yazıcıoğlu’nun kanındaki zehirli gaz, otopsi raporunda neden gizlendi? - Düşen helikopterin uçuş bilgilerini muhafaza eden cihazları kim çaldı? - Enkaz bölgesindeki savaş uçaklarının sırrı neydi? - Yazıcıoğlu’nun öldüğünü 3 saat içinde MİT nasıl öğrendi? - Abdullah Çatlı, Yazıcıoğlu’nu niye tebrik etti? - Yazıcıoğlu’nun kayıp günlüklerinde ne yazıyordu? - Hangi Cumhurbaşkanı’nın yakasına şehit fotoğrafı taktı? - Yazıcıoğlu’nun ölümünü, Hizmet Hareketi’nin üzerine yıkma planları nelerdi? - 28 Şubat’ta, “2 km’den vurulursun’ diye kim tarafından tehdit edildi? - Yazıcıoğlu’nun ölümüyle ilgili MİT’in verdiği ifadede hangi kritik bilgiler yer aldı? - Ergenekon sanığı Erol Ölmez, Yazıcıoğlu ile ilgili hangi itiraflarda bulundu? - Hrant Dink cinayetinin ardından neler yaşadı? - CHP eski Genel Başkanı Deniz Baykal, Yazıcıoğlu’nun ölümü için ne dedi? - Yazıcıoğlu, R. Tayyip Erdoğan’ı rüşvet kumpasından nasıl kurtardı? Ve daha birçok sorunun cevabı, elinizde tuttuğunuz bu kitapta sizleri bekliyor…
Yayın Tarihi 2015-04-01
ISBN 6056555558
Baskı Sayısı 1. Baskı
Dil TÜRKÇE
Sayfa Sayısı 200
Cilt Tipi Karton Kapak
Kağıt Cinsi Kitap Kağıdı
Boyut 13 x 21 cm
Ejderha Dövmeli Kız MILLENNIUM I kitabı kitapyurdu.com'da %35 indirimde
Ejderha Dövmeli Kız MILLENNIUM I
Stieg Larsson
PEGASUS YAYINLARI
41 ülkede rekor satış yapan kitaplarının başarısını göremeden 50 yaşında hayata veda eden İsveçli gazeteci Stieg Larsson’un zihne kazınacak sahneler, çarpıcı ve canlı karakterler, okurları adeta yerlerine çivileyecek sürükleyici bir kurgu ile her sayfasını ağır ağır ve dokuyarak yazdığı Millennium serisinin ilk kitabı Ejderha Dövmeli Kız’ı okuduktan sonra, Gefle Dagblad gibi ‘bundan daha iyisi yapılamaz’ diyebilirsiniz. Ama bu erken bir karar olabilir. Son sözü söylemeden ikincisini beklemenizi tavsiye ederiz.
“Olağanüstü… Okuyucular kitabı okurken yerlerinden bile kıpırdayamayacak.”
-SUNDAY TIMES
"Bu kitabı okumaya başladığınızda, ilk adımı hiç atmamış olmayı dileyeceksiniz. Çevreniz kararacak ve kendinizi öykünün içinde bulacaksınız…"
-BILD AM SONNTAG
“Bu kitap kendisi için söylenen her bir övgü sözcüğünü hak ediyor… Üçlemenin geri kalan iki kitabı bunun yarısı kadar bile iyi olsa, Larsson bize müthiş bir miras bırakmış olacak.”
-SHARON WHEELER
“Larsson’un bu kitabı saatli bir bomba gibi...”
-BOB CORNWELL
“Hipnotize edici.”
-USA TODAY
“Tam bir dinamit.”
-LIZ SMITH
“Çılgınca… Müthiş bir gerilim.”
-THE WASHINGTON POST
“Büyük bir açlıkla okunacaktır…”
-OBSERVER
“Larsson’un kitapları hayatımız için bir tehlike oluşturuyor. Parklar okuyucularla tıka basa dolacak, çalışma dünyası altüst olacaktır. Bütün bunların nedeni hiç kimsenin kitabı elinden bırakamamasıdır.”
-BAMS
Çevirmen: Ali Arda
Kapak: Yunus Bora Ülke
Yayın Tarihi 2013-09-27
Orjinal Adı Man som Hatar Kvinnor
ISBN 6054263301
Baskı Sayısı 34. Baskı
Dil TÜRKÇE
Sayfa Sayısı 646
Cilt Tipi Karton Kapak
Kağıt Cinsi Kitap Kağıdı
Boyut 13.5 x 21 cm
Stieg Larsson
PEGASUS YAYINLARI
41 ülkede rekor satış yapan kitaplarının başarısını göremeden 50 yaşında hayata veda eden İsveçli gazeteci Stieg Larsson’un zihne kazınacak sahneler, çarpıcı ve canlı karakterler, okurları adeta yerlerine çivileyecek sürükleyici bir kurgu ile her sayfasını ağır ağır ve dokuyarak yazdığı Millennium serisinin ilk kitabı Ejderha Dövmeli Kız’ı okuduktan sonra, Gefle Dagblad gibi ‘bundan daha iyisi yapılamaz’ diyebilirsiniz. Ama bu erken bir karar olabilir. Son sözü söylemeden ikincisini beklemenizi tavsiye ederiz.
“Olağanüstü… Okuyucular kitabı okurken yerlerinden bile kıpırdayamayacak.”
-SUNDAY TIMES
"Bu kitabı okumaya başladığınızda, ilk adımı hiç atmamış olmayı dileyeceksiniz. Çevreniz kararacak ve kendinizi öykünün içinde bulacaksınız…"
-BILD AM SONNTAG
“Bu kitap kendisi için söylenen her bir övgü sözcüğünü hak ediyor… Üçlemenin geri kalan iki kitabı bunun yarısı kadar bile iyi olsa, Larsson bize müthiş bir miras bırakmış olacak.”
-SHARON WHEELER
“Larsson’un bu kitabı saatli bir bomba gibi...”
-BOB CORNWELL
“Hipnotize edici.”
-USA TODAY
“Tam bir dinamit.”
-LIZ SMITH
“Çılgınca… Müthiş bir gerilim.”
-THE WASHINGTON POST
“Büyük bir açlıkla okunacaktır…”
-OBSERVER
“Larsson’un kitapları hayatımız için bir tehlike oluşturuyor. Parklar okuyucularla tıka basa dolacak, çalışma dünyası altüst olacaktır. Bütün bunların nedeni hiç kimsenin kitabı elinden bırakamamasıdır.”
-BAMS
Çevirmen: Ali Arda
Kapak: Yunus Bora Ülke
Yayın Tarihi 2013-09-27
Orjinal Adı Man som Hatar Kvinnor
ISBN 6054263301
Baskı Sayısı 34. Baskı
Dil TÜRKÇE
Sayfa Sayısı 646
Cilt Tipi Karton Kapak
Kağıt Cinsi Kitap Kağıdı
Boyut 13.5 x 21 cm
2 Nisan 2015 Perşembe
İlhan Bardakçı / Batı'da Görüp Yaşadıklarım
Batı'da Görüp Yaşadıklarım
Bir Fransız hoca ile tanıştım. Din adamı ve Fransız dili profesörü idi. Kendisine boş saatlerde Yunus
Emre’nin şiirlerini tercüme ederdim. – İlhan, derdi, ah, sizin bu edebiyatınız ve bu muhteşem tarihiniz bizim olsa idi!... – Ne olurdu o zaman? diye sorardım da cevaplardı: – Ufkumuz o kadar genişlerdi ki!... Türkçe dünya dili olurdu!... * * * Fransa’da 15. yüzyılda Batı hastanelerinde akıl hastalarını, ruhlarındaki şeytanı kovalamak için, kadın ve erkek ayırımı yapmadan tedavi diye cinsel uzuvlarını akkor hâlinde kızdırılmış demirle dağlıyorlardı! Aynı yıllarda ise bizim Osmanlı atalarımızın Edirne ve Manisa bîmarhânelerinde, yani akıl ve ruh hastalıkları hastanelerinde çiçekle, su ve mûsikî ile tedaviler yapılıyordu…
Yazar: İlhan Bardakçı
Sayfa: 176
Yayın Yılı: 2012
Kağıdı: Enso 70 gr Lux Cremy
Ebat: 13,5 x 21,5
Kapak: Karton Kapak
ISBN: 978-975-6186-74-9
Bir Fransız hoca ile tanıştım. Din adamı ve Fransız dili profesörü idi. Kendisine boş saatlerde Yunus
Emre’nin şiirlerini tercüme ederdim. – İlhan, derdi, ah, sizin bu edebiyatınız ve bu muhteşem tarihiniz bizim olsa idi!... – Ne olurdu o zaman? diye sorardım da cevaplardı: – Ufkumuz o kadar genişlerdi ki!... Türkçe dünya dili olurdu!... * * * Fransa’da 15. yüzyılda Batı hastanelerinde akıl hastalarını, ruhlarındaki şeytanı kovalamak için, kadın ve erkek ayırımı yapmadan tedavi diye cinsel uzuvlarını akkor hâlinde kızdırılmış demirle dağlıyorlardı! Aynı yıllarda ise bizim Osmanlı atalarımızın Edirne ve Manisa bîmarhânelerinde, yani akıl ve ruh hastalıkları hastanelerinde çiçekle, su ve mûsikî ile tedaviler yapılıyordu…
Yazar: İlhan Bardakçı
Sayfa: 176
Yayın Yılı: 2012
Kağıdı: Enso 70 gr Lux Cremy
Ebat: 13,5 x 21,5
Kapak: Karton Kapak
ISBN: 978-975-6186-74-9
Türk Edebiyat Dergisinin Yeni Sayısı Çıktı!
| YAZILAR | |
| Beşir Ayvazoğlu | HASBIHAL |
| Konuşan: M. Selim Gökçe | “BEN Kİ BİR TÜRK’ÜM UNUTMAM CA’BER’İ” |
| Mehmet Bozdağ | “MENKIBELERİN GERÇEKLİĞİ DEĞİL, MESAJI ÖNEMLİ” |
| Beşir Ayvazoğlu | ‘KIRILAN PUTLARIN YERİNE YENİLERİNİ KOYAN KİM?’ |
| Sezai Coşkun | İNCE MEMED’İN YOLUNU KESEN ‘RAHMET’ |
| Bahtiyar Aslan | ‘TENEKE’ BAŞARILI BİR ROMAN MI? |
| Funda Özsoy Erdoğan | EDEBİYATÇI KİMLİĞİNE SİYASETİN GÖLGESİ DÜŞMESİN YAŞAR KEMAL |
| M. Selim Gökçe | ‘GÖNÜL AHBAB İSTER KAHVE BAHANE’ |
| Hazırlayan: Erhan Genç | NASIL YAZAR OLDULAR? NASIL YAZIYORLAR? MURAT GÜLSOY ANLATIYOR: “OĞUZ ATAY’I OKUMAYA BAŞLADIM VE...” |
| Hülya Atakan | AŞK MERMERE DOKUNUNCA |
| Deniz Özbeyli | TUHAF YOZLAŞMALAR TÜRKÇEDE SON DÖNEM BOZULMA ÖRNEKLERİ |
| Konuşan: Sadık Kutalmış | ÖZHAN EREN, “SON MEKTUP” FİLMİNİ ANLATTI: “BEKLEYENLERİN FİLMİ...” |
| S. Burhanettin Kapusuzoğlu | SELÂNİK, ÂH SELÂNİK! |
| İbrahim Öztürkçü | SÜLEYMAN NAZİF’İN EVİNDE ‘BİR İCTİMA’ |
| Midhat Cemal | “ÂKİF BENİM HUSUSİ BİR KÂİNATIMDIR!” BİR İCTİMA |
| Türk Edebiyatı | KIRKAMBAR |
| ŞİİRLER | |
| Muallim Naci | GAZİ ERTUĞRUL BEY (şiir) |
| Ahmet İlhan Sancak | ANAHTAR |
| Türkan Aybike Akarca | TİN’LİK |
| Mehmet Baş | AYNA |
| Cafer Keklikçi | HAYAT EĞRİSİ |
| Yalçın Ülker | BİR NOKTALAMA İŞARETİ |
| Niyazi Mete Gürgan | GÜNAYDIN GECE |
| Fatih Çınkı | BİN ŞEHİR BİN GECE BİN İNSAN |
| Muhammed Ali Gülmez | YAS YÜRÜYÜŞÜ |
| Sevgül Yılmaz | RÜZGÂR |
31 Mart 2015 Salı
Prof.Dr. Diana Cristean'ın Zerre Bitkilerin Dünyasını Keşfediyor / Eğlenceli Bilim Dünyası -1 kitabı Çamlıca Çocuk'tan Çıktı
Zerre Bitkilerin Dünyasını Keşfediyor / Eğlenceli Bilim Dünyası -1
Prof.Dr. Diana Cristean
ÇAMLICA ÇOCUK YAYINLARI
Zerre, gerçekte var olmayan, hayal ürünü ancak çok meraklı ve öğrenmek için her şeyi yapan bir
karakter. Bitkilerin vücudundaki yolculuğu boyunca keşfederken seni de yanında görmekten kesinlikle memnun olacak. Zerre’nin en iyi arkadaşı olan Bilimin Sesi de seninle tanışmak için can atıyor. Bu kitapta Bilimin Sesi, çocukların bir bitkinin en uç noktalarına, en ücra köşelerine girmelerine yardım ediyor.
Çevirmen: Mehmet Türkdoğan
Çizer: Murat Tanhu
Yayın Tarihi 2014-06-30
ISBN 6055101763
Baskı Sayısı 1. Baskı
Dil TÜRKÇE
Sayfa Sayısı 64
Cilt Tipi Karton Kapak
Kağıt Cinsi Kitap Kağıdı
Boyut 13.5 x 21 cm
Prof.Dr. Diana Cristean
ÇAMLICA ÇOCUK YAYINLARI
Zerre, gerçekte var olmayan, hayal ürünü ancak çok meraklı ve öğrenmek için her şeyi yapan bir
karakter. Bitkilerin vücudundaki yolculuğu boyunca keşfederken seni de yanında görmekten kesinlikle memnun olacak. Zerre’nin en iyi arkadaşı olan Bilimin Sesi de seninle tanışmak için can atıyor. Bu kitapta Bilimin Sesi, çocukların bir bitkinin en uç noktalarına, en ücra köşelerine girmelerine yardım ediyor.
Çevirmen: Mehmet Türkdoğan
Çizer: Murat Tanhu
Yayın Tarihi 2014-06-30
ISBN 6055101763
Baskı Sayısı 1. Baskı
Dil TÜRKÇE
Sayfa Sayısı 64
Cilt Tipi Karton Kapak
Kağıt Cinsi Kitap Kağıdı
Boyut 13.5 x 21 cm
Ailemle Eğlenceli Faaliyetler Kitabı Çamlıca Çocuk'tan çıktı
Ailemle Eğlenceli Faaliyetler (60 ay ve üzeri)
Hüsniye Puza Gacar
ÇAMLICA ÇOCUK YAYINLARI
Okul öncesi eğitim; 0–66 aylık yaş grubu çocuklarının gelişim düzeylerine ve bireysel özelliklerine
uygun, çocuktaki merak ve öğrenme arzusunu dikkate alan, yakın
çevresinden başlayarak sosyal ve kültürel değerler doğrultusunda çocuğu en iyi şekilde yönlendiren sistemli ve bilinçli bir eğitim sürecidir.
Aile faaliyetlerini içeren kitabımız, 60 ay ve üzeri çocuklarımızın eğlenerek öğrenmesini, öğrenirken sorularına cevap bulmasını ve kendine güvenmesini hedeflemiş ve bu yaş grubu çocuklarımızın gelişim özellikleri dikkate alınarak hazırlanmıştır.
Kitabımızda, yenilenen okul öncesi eğitim programında yer alan kazanım ve göstergeler doğrultusunda ÇOCUK MERKEZLİ eğitim hedeflenmiş; çocuklarımızın yaparak, yaşayarak, oluşturarak öğrenmesine fırsat verilmiştir.
Kitabımızın hazırlanış sürecinde çocuklarımızın gelişim özelliklerinin yanında bireysel farklılıkları dikkate alınıp, basitten karmaşığa, kolaydan zora doğru ilerlenmiştir. Kitabımızda görsel algıları geliştiren, çocuğumuzu düşünmeye sevk eden, dil gelişimini destekleyen etkinliklere de ayrıca yer verilmiştir.
Yayın Tarihi 2013-12-27
ISBN 6055101169
Baskı Sayısı 1. Baskı
Dil TÜRKÇE
Sayfa Sayısı 72
Cilt Tipi Karton Kapak
Kağıt Cinsi 1. Hm. Kağıt
Boyut 19 x 27 cm
Hüsniye Puza Gacar
ÇAMLICA ÇOCUK YAYINLARI
Okul öncesi eğitim; 0–66 aylık yaş grubu çocuklarının gelişim düzeylerine ve bireysel özelliklerine
uygun, çocuktaki merak ve öğrenme arzusunu dikkate alan, yakın
çevresinden başlayarak sosyal ve kültürel değerler doğrultusunda çocuğu en iyi şekilde yönlendiren sistemli ve bilinçli bir eğitim sürecidir.
Aile faaliyetlerini içeren kitabımız, 60 ay ve üzeri çocuklarımızın eğlenerek öğrenmesini, öğrenirken sorularına cevap bulmasını ve kendine güvenmesini hedeflemiş ve bu yaş grubu çocuklarımızın gelişim özellikleri dikkate alınarak hazırlanmıştır.
Kitabımızda, yenilenen okul öncesi eğitim programında yer alan kazanım ve göstergeler doğrultusunda ÇOCUK MERKEZLİ eğitim hedeflenmiş; çocuklarımızın yaparak, yaşayarak, oluşturarak öğrenmesine fırsat verilmiştir.
Kitabımızın hazırlanış sürecinde çocuklarımızın gelişim özelliklerinin yanında bireysel farklılıkları dikkate alınıp, basitten karmaşığa, kolaydan zora doğru ilerlenmiştir. Kitabımızda görsel algıları geliştiren, çocuğumuzu düşünmeye sevk eden, dil gelişimini destekleyen etkinliklere de ayrıca yer verilmiştir.
Yayın Tarihi 2013-12-27
ISBN 6055101169
Baskı Sayısı 1. Baskı
Dil TÜRKÇE
Sayfa Sayısı 72
Cilt Tipi Karton Kapak
Kağıt Cinsi 1. Hm. Kağıt
Boyut 19 x 27 cm
29 Mart 2015 Pazar
Anket !
Sizde kültür mirasımızın mümessilleri olan yayıncılarımıza yardımcı olmak için anket bölümümüzde devamlı güncellenen anketlere katılın ve destek olun !
Anlayışınız için şimdiden teşekkürler...
zcb/blog
kolay gelsin...
28 Mart 2015 Cumartesi
Aşk Bismillah Çıktı
Aşk Bismillah
Kahraman Araz
AHİR ZAMAN
Dert, insanı derviş ediyorsa bu mükâfattır...
Dert, insanı ŞEMS ederse bu da fermandır...
Dert, insanı kül ederse bu da AŞK'tır...
Yayın Tarihi 2015-03-26
ISBN 6055095260
Baskı Sayısı 1. Baskı
Dil TÜRKÇE
Sayfa Sayısı 160
Cilt Tipi Karton Kapak
Kağıt Cinsi Kitap Kağıdı
Boyut 13.5 x 21 cm
Kahraman Araz
AHİR ZAMAN
Dert, insanı derviş ediyorsa bu mükâfattır...
Dert, insanı ŞEMS ederse bu da fermandır...
Dert, insanı kül ederse bu da AŞK'tır...
Yayın Tarihi 2015-03-26
ISBN 6055095260
Baskı Sayısı 1. Baskı
Dil TÜRKÇE
Sayfa Sayısı 160
Cilt Tipi Karton Kapak
Kağıt Cinsi Kitap Kağıdı
Boyut 13.5 x 21 cm
Allah de Ötesini Bırak 2 - Niyet
Allah de Ötesini Bırak 2 - Niyet
Uğur Koşar
DESTEK YAYINLARI
Allah niyetine göre verir...
Allah bütün hazinelerinin anahtarını eline verdi. Dilediğin zaman kapılarını dua anahtarı ile açarsın.
Dilediğin zaman semanın kapılarını açar, ölü toprağa hayat veren yağmurları indirirsin. Fakat istediğin şeyin hemen yerine gelmemesinden endişe edip umutsuzluğa düşme. Allah sorundan önce çözümü hazırlar.
Bazen hayat hayallerini alır elinden… Demek ki Allah sesini duymak istedi. Kalbini ve elini açarsın hemen ve sığınırsın seni yoktan var eden Hâlik’e. İşte bu buluşma ne güzel bir buluşmadır… Kalbin gerçek aşkına kavuştuğu andır.
O’nun vermesi senin niyetine göredir.
Biten bir şey için üzülme, kader sana daha iyisini hazırlamıştır; sadece zihnin geçmişe takılı bırakmak ister seni. Artık her şeyin farkındasın. Şükret ve yoluna aşk ile devam et…
Yayın Tarihi 2015-02-03
ISBN 6059913348
Baskı Sayısı 1. Baskı
Dil TÜRKÇE
Sayfa Sayısı 200
Cilt Tipi Karton Kapak
Kağıt Cinsi Kitap Kağıdı
Boyut 13.5 x 21 cm
Uğur Koşar
DESTEK YAYINLARI
Allah niyetine göre verir...
Allah bütün hazinelerinin anahtarını eline verdi. Dilediğin zaman kapılarını dua anahtarı ile açarsın.
Dilediğin zaman semanın kapılarını açar, ölü toprağa hayat veren yağmurları indirirsin. Fakat istediğin şeyin hemen yerine gelmemesinden endişe edip umutsuzluğa düşme. Allah sorundan önce çözümü hazırlar.
Bazen hayat hayallerini alır elinden… Demek ki Allah sesini duymak istedi. Kalbini ve elini açarsın hemen ve sığınırsın seni yoktan var eden Hâlik’e. İşte bu buluşma ne güzel bir buluşmadır… Kalbin gerçek aşkına kavuştuğu andır.
O’nun vermesi senin niyetine göredir.
Biten bir şey için üzülme, kader sana daha iyisini hazırlamıştır; sadece zihnin geçmişe takılı bırakmak ister seni. Artık her şeyin farkındasın. Şükret ve yoluna aşk ile devam et…
Yayın Tarihi 2015-02-03
ISBN 6059913348
Baskı Sayısı 1. Baskı
Dil TÜRKÇE
Sayfa Sayısı 200
Cilt Tipi Karton Kapak
Kağıt Cinsi Kitap Kağıdı
Boyut 13.5 x 21 cm
Mastermind Sherlock Holmes Gibi Düşünmek / Maria Konnikova
Mastermind Sherlock Holmes Gibi Düşünmek
Maria Konnikova
DOMİNGO YAYINEVİ
Gayet basit, Watson” diye başlayan ve Watson'un “tabii ya, bunu ben niye göremedim" diye hayıflanmasıyla sonlanan her bir Sherlock çözümlemesi bize şunu söyler: Sherlock Holmes insan zihninin erişilebilir sınırları içinde işini görmektedir; karakter kurmaca da olsa, zihni mümkün olanı simgeler. Peki ama bizler (yani genel olarak Watsonlar) Holmes’un olağanüstü zihinsel becerilerinden biraz olsun nasiplenemez miyiz? Maria Konnikova bunun mümkün olduğunu söylüyor. Örtülü önyargılarımız güçlü ama kırılmaz değil; alışkanlık siperlerimiz sağlam ama yıkılmaz değil. Modern psikoloji ve nörobilim ile ünlü Sherlock vakalarını harmanlayan Mastermind, önce Sherlock'un bu davalarda neyi diğer herkesten farklı yaptığını gösteriyor, sonra bizim de aynı yaklaşımı kullanabilmemiz için zihinsel bir yol haritası sunuyor. Biraz farkındalık ve biraz egzersiz ile Holmes’un alametifarikası olan gözlem, hafıza, yaratıcılık ve tümdengelim gibi meziyetleri nasıl içselleştirebileceğimizi ve bunun sonucunda nasıl algımızı keskinleştirip, yaratıcı yönümüzü parlatabileceğimizi gösteriyor. Büyük ilgi gören ve 17 dile çevrilen Mastermind, zihnimizi bir üst seviyeye çıkarmak için eşsiz ve en az Sherlock öyküleri kadar sürükleyici bir rehber. "Holmes'un bakış açısı ile modern nörobilimin leziz bir birleşimi" –New York Times "İlk sayfasından son sayfasına kadar büyüleyici" –Brain Picking “Kendiniz hakkında ustalaşmanız için heyecan verici bir yolculuk. Rehberiniz Sherlock Holmes." –Steven Pinker
Çevirmen: Zeynep Yeşiltuna
Yayın Tarihi 2015-03-12
ISBN 6054729395
Baskı Sayısı 1. Baskı
Dil TÜRKÇE
Sayfa Sayısı 336
Cilt Tipi Karton Kapak
Kağıt Cinsi Kitap Kağıdı
Boyut 14 x 21 cm
Maria Konnikova
DOMİNGO YAYINEVİ
Gayet basit, Watson” diye başlayan ve Watson'un “tabii ya, bunu ben niye göremedim" diye hayıflanmasıyla sonlanan her bir Sherlock çözümlemesi bize şunu söyler: Sherlock Holmes insan zihninin erişilebilir sınırları içinde işini görmektedir; karakter kurmaca da olsa, zihni mümkün olanı simgeler. Peki ama bizler (yani genel olarak Watsonlar) Holmes’un olağanüstü zihinsel becerilerinden biraz olsun nasiplenemez miyiz? Maria Konnikova bunun mümkün olduğunu söylüyor. Örtülü önyargılarımız güçlü ama kırılmaz değil; alışkanlık siperlerimiz sağlam ama yıkılmaz değil. Modern psikoloji ve nörobilim ile ünlü Sherlock vakalarını harmanlayan Mastermind, önce Sherlock'un bu davalarda neyi diğer herkesten farklı yaptığını gösteriyor, sonra bizim de aynı yaklaşımı kullanabilmemiz için zihinsel bir yol haritası sunuyor. Biraz farkındalık ve biraz egzersiz ile Holmes’un alametifarikası olan gözlem, hafıza, yaratıcılık ve tümdengelim gibi meziyetleri nasıl içselleştirebileceğimizi ve bunun sonucunda nasıl algımızı keskinleştirip, yaratıcı yönümüzü parlatabileceğimizi gösteriyor. Büyük ilgi gören ve 17 dile çevrilen Mastermind, zihnimizi bir üst seviyeye çıkarmak için eşsiz ve en az Sherlock öyküleri kadar sürükleyici bir rehber. "Holmes'un bakış açısı ile modern nörobilimin leziz bir birleşimi" –New York Times "İlk sayfasından son sayfasına kadar büyüleyici" –Brain Picking “Kendiniz hakkında ustalaşmanız için heyecan verici bir yolculuk. Rehberiniz Sherlock Holmes." –Steven Pinker
Çevirmen: Zeynep Yeşiltuna
Yayın Tarihi 2015-03-12
ISBN 6054729395
Baskı Sayısı 1. Baskı
Dil TÜRKÇE
Sayfa Sayısı 336
Cilt Tipi Karton Kapak
Kağıt Cinsi Kitap Kağıdı
Boyut 14 x 21 cm
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
















.jpg)



.jpg)

